Halife Ebu Bekir el Bağdadi

Mü'minlerin emiri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin (Halife İbrahim) kısa özgeçmişi...

Müminlerin Emiri Ebu Bekir el Bağdadi’nin geçtiğimiz yıl arapça forumlarda yayınlanan kısa özgeçmişini Takva Haber okuyucuları için tercüme ettik. 

Not: Bu kısa özgeçmişin yazıldığı sırada Halife’ye ait sesli veya görüntülü kasetler bulunmuyordu.

İsmi: Ebu Dua, İbrahim bin Avad bin İbrahim el-Bedri el-Radavi el-Hüseyni el-Samarrai.

Kendisi şu kabilelerin soyundandır: el-Sada, el-Eşref, el-Bedriyyin, el-Radaviye, el-Hüseyniyye, el-Haşimiyye, el-Kureyşiye, el-Nizariye, el-Adnaniye.

Muhammed aleyhisselama kadar olan nesebi şu şekildedir:

Armuş bin Ali bin İyd bin Bedri bin Bedreddin bin Halil bin Hüseyn bin Abdullah bin İbrahim Elvah bin Şerif Yahya İzzeddin bin Şerif Beşir bin Macid bin Atiye bin Yala bin Davud bin Macid bin Abdurrahman bin Kasım bin Şerif İdris bin Cafer Zeki bin Ali Hadi bin Muhammed Cevad bin Ali Rida bin Musa Kazım bin Cafer Sadık bin Muhammed Bakır bin Ali Zeyn el-Abidin bin Hüseyin bin Ali bin Ebu Talib ve Fatima binti Muhammed aleyhisselam.

Medeni durumu: Evli

Ebu Bekir el Bağdadi, Bağdat İslam Üniversitesinde hocalık ve eğitmenlik yaptı ve çok meşhur bir vaiz olarak biliniyor. Kendisi Bağdat İslam üniversitesi mezunudur ve akademik seviyede (lisans, yüksek lisans ve doktora) eğitim almıştır. İslam kültürü, şeriat ilimleri ve fıkıh dalında vaiz ve alim olarak biliniyor. Aynı zamanda tarih bilimleri dalında ve asil soy konusunda uzman olan Ebu Bekir el Bağdadi’nin, Diyala ve Samarra’da bulunan kendi aşiretinin üyeleriyle geniş bir ilişkisi ve onlar üzerinde açık bir etkisi vardı. Bu sebepledir ki kendi aşireti, Irak İslam Devleti’ne ve ilk Emiri Ebu Ömer el-Bağdadi el-Kureyşi’ye kendi istekleriyle ve tam bir bağlılıkla biat ettiler. İlk kez 2006 yılının Ramazan ayında resmi olarak ilan edilen ve Irak’ta cihad arenasında görünmeye başlayan İslam Devleti’ne ilk biat eden aşiretlerden oldular.

Doktor İbrahim Avad’ın, Selefi-Cihadi hareketinin en önde gelen simalarından ve Diyala’da ve Samarra’da İmam Ahmed ibni Hanbel camisinde bu hareketin en tanınmış teorisyenlerinden olduğu biliniyor. Kendisi dindar bir aileden geliyor. Kardeşleri ve amcaları arasında vaizler ve Arap dili ve Arap sözbilimi profesörleri bulunuyor.

Onların sahip oldukları akide selefi akidesidir. El-Bubedri aşiretinin büyüklerinden olan babası şeyh Avad, dini seven, güzel ahkakın yayılması ve ahlaksızlığın önlenmesi için çalışan bir şahsiyet idi. Dedesi Hacı İbrahim Ali el-Bedri, namazlarında devamlı olması ve cemaatle kılması, akrabalarına hayırda bulunması ve akrabalarından fakir olanların ihtiyaçlarını karşılamaya düşkün olmasıyla biliniyor. Hacı İbrahim, Allah’a itaat, akrabalarına iyilik ve salih amel ile geçen uzun ömründen sonra, birkaç yıl önce hayatını kaybetti. Allah Azze ve Celle, lütfuyla ve fazlıyla Hacı İbrahim’in ömrünü uzattı ve Hacı İbrahim hemen hemen 95 yaşına ulaştı.

Doktor Ebu Dua’nın sesli ve görüntülü kasetlerinin olmamasının sebebi, konuşma sanatına sahip olmayışı veya zayıf dili olması sebebiyle değildir, çünkü Doktor Ebu Dua belagat sahibi olan, kuvvetli bir dile, keskin bir zekaya ve basirete sahip bir kişiliktir. Ayrıca Devlet’in önceki emirlerinin vasıflarını kendisinde toplamıştır. Şöyle ki, Ebu Ömer el Bağdadi’nin soğukkanlılığından, sakinliğinden ve yüksek güvenlik algısından ve Ebu Eyüp el Masri’nin zekiliğinden ve cesaretinden almıştır.

Doktor Dua’nın güvenlik ve askeri tecrübesi, son sekiz buçuk yılda yaptığı savaşlar, saldırılar ve geri çekilmeler neticesinde daha da gelişti. Müslümanları savaşa teşvik etti ve bizzat kendisi savaşlara iştirak etti, yakalandı ve serbest bırakıldı. Bir çok savaşa katılan Doktor Dua, cemaatler kurdu ve cemaatlerin kurulmasına yardımcı oldu. Sonra ‘Meclisul Şura el Mücahidin’ cemaatine ve bir şura meclisi üyesi olarak Irak İslam Devleti’ne katıldı. Devlet, 16 mayıs 2010’da yayınladığı resmi bir bildiri ile kendisini İslam Devleti’nin emiri olarak ilan etti. Bu mevkiye ulaşıncaya kadar birtakım merhalelerden geçen Doktor Dua, bu göreve layık duruma geldi.

İlk başta özellikle Diyala, Samarra ve Bağdat’da bir kaç arkadaşı ile birlikte ‘Ceyşu Ehli Sünne ve Cemaat’ hareketini kurmak için çalıştı ve hareketin şeriat heyetine başkanlık yaptı. Bu hareket, kurulmasından bir hafta sonra ‘Meclisul Şura el Mücahidin’ cemaatine biat etti ve Doktor Dua, Meclis’in şeriat heyetine katıldı ve Şura meclisi’nin bir üyesi oldu. İslam Devleti’nin ilan edilmesinden sonra vilayetlerdeki şeriat heyetlerinin genel başkanlığına getirildi ve İslam Devleti’nin Şura Meclisi’nin bir üyesi oldu. Doktor Dua, Samarra’da bulunan aşiretlerin Ebu Ömer el Bağdadi’ye biat etmesinde etkin bir rol oynadı ve kendi aşiretinin Devlet’e biatına bizzat katıldı. 

Doktor Dua, zaman ilerledikçe Ebu Ömer el-Bağdadi el-Hüseyni el-Kureyşi’nin (Hamid el-Zavi) yerine geçecek en uygun kişi konumuna geldi. Yüksek güvenlik algısına sahip olan Ebu Ömer el Bağdadi, henüz hayattayken bizzat kendisi gerekli değerlendirmeleri yaptık sonra Doktor Dua’nın kendisinin yerine geçebilecek en uygun kişi olduğunu önermişti.

 

 

Обсудить у себя 0